Bu, denizlerde macera aramaya benzemez. Fırtına keser bir gün yolunu. Nakaratını iyi bildiğin o şarkıları söylemeye benzemez. Bir serçenin yüreğini koparıyorsun, Bir hayat harcıyorsun. Bu, senin yaşadığın hercai hayata benzemez.
Ezbere bildiğin bir şarkıydım eskiden, Bir onurdum senin için ömrünün soğuk sayfalarında Nakaratım yüreğimdi. Bir de iyi şarkı söylerim dersin Şimdi benim şarkımı, neden söylemiyorsun?
Dönersin dönmesine birgün… Kader bunun adı, Karşılaştırır bizi bir yerde. Ben seni hatırlarım hatırlamasına Sen beni nerden tanıyacaksın ki?
Görür müyüm bir gün bir duvarın dibinde yığılışını? Görürsem içlenir miyim eskisi gibi ? Ağlar mıyım yıllarımı harcadığım sana? Düşün şimdi, hercai ömrünü düşün! Düşün, üç kuruşa sattığın bu aşkı.. Sen, Beni ucuz acılara sattın.
Her gün daha uzaklara uçup gidiyorsun Ellerimden, gözlerimden.. Deniz fenerleri bir bir sönüyor uzaklarda, Denizler kabarıyor, Ay avuçlarımda batıyor. Gülsem bile yüzümden çaresizliğim akıyor. Gecenin soğuk koynundayım Resimler de artık beni kurtarmıyor. Kıyıya vurmuş ölü balıklar, Bir daha nefes alamazlar. Tekrar kapına gelsem bile eskisi gibi, Balıklar çoktan öldü.
Bırak bu oyunu ve bu rolü. Terk et ömür sahnemi! Sevda oyuna gelmez, Üstelik sakın erken dönme, hep geç kal yüreğime. Vazgeç nefretimden azad edilme hevesinden. Şehrin bütün kaldırımları boş artık, Üstelik bu şehir seni taşıyamaz. Başka şehirlerin adamısın sen. Başka avuntuların, başka heveslerin, ucuz gecelerin…